Benim sitem

Kaktüs

Kaktüsün Ormandan Sürülüşü 

Uzun süre yağmur yağmadı. Bütün ağaçlar tedirgin oldu. “Eğer böyle giderse hepimiz öleceğiz.” dedi ağaçlardan biri. Derin bir ah çekti öteki. Sanki geçen yılların hesabını yağmayan yağmurdan soruyor gibiydi. Yüreği sızladı asırlık çınarın, boynu büküldü çiçeği burnunda meşenin, çam diken döktü kurak toprağa… Kaktüs rahattı. Çünkü yıllarca yetecek suyu vardı. 

Derken ağaçlardan biri tepe üstü yıkıldı. Arkadaşları korkularından ağlayamadılar bile. Gözyaşı dahi kaybedilmemesi gereken bir suydu artık. Kaktüse yalvardılar “Ne olur bize biraz su ver. Ne de olsa eninde sonunda yağmur yağacak.” Kaktüs cimrilik yaptı. Paylaşmadı suyunu dostlarıyla. Bir bir öldü ağaçlar. Kaktüse yalvara yalvara öldüler. Yeşil adına ne varsa hepsi tükendi. Geriye sadece kaktüs ve onun hayatlar tüketen suyu kaldı. Derken yağmur yağdı. Kaktüs bu yaptığından çok utandı; ama artık çok geçti. 

O günden sonra dikenlere sarılıp yalnızlığa mahkum edildi kaktüs. Yaşadığı yer de çöle dönüştü.